27 Şubat 2008 Çarşamba

Macbeth Operası -Shakespeare ve Verdi

Bu sezon seyretmek istediğim gösterilerle ilgili seçimlerimde Devlet Opera ve Balesinde sergilenen Macbeth operası da vardı. Dün akşam Macbeth operasını nihayet seyettim. William Shakespeare'in ünlü tragedyası ve Giuseppe Verdi'nin müziği ile tüm dünyada sergilenen bu önemli yapıt 1847 yılında opera olarak sergilenmiş. Verdi' nin opera gelişimindeki önemli bir yeri oluşturan Macbeth operası 4 perdeden oluşuyor. Ve tiyatral sergilenişinin aksine ana karakter Macbeth'ten çok Lady Macbeth üzerine kurulu bir anlatım içeriyor. Lady Macbeth'i seslendiren Perihan Nayır Artan bu rolün hakkını verdi bana göre. G. Verdi 'nin operalarının diğer bir özelliği de başrol oyuncusunun alışıla gelmiş gibi tenor değil bariton olmasıdır. ( Macbeth rolunu sahibi de Gökhan Koç.)


Bu oyunda en can alıcı sahne Lady Macbeth'in hayaller görmesi ve ellerindeki kan varmış gibi silmeye çalışmasıydı. Zaten bu tragedyanın en önemli sahnesi burasıdır bence, ben ilk okuduğumda da Lady Macbeth'in çıldırma sahnesi beni etkilemişti. Operada da çok güzel resimlenmişti bu sahne ve Lady Macbeth "Una macchia é qui tuttora!" yı seslendirir.

Shakespeare eserlerinin hepsini okudum ayrıca tiyatroda sergilendiğinde muhakkak seyrederim. Onun şiirsel anlatımı her zaman beni cezbetmiştir. Macbeth tragedyasında ana karakterler iktidar sevdasıyla içindeki hırslara yenilmiş kötü karakterler. Ve cadılardan başka konuşacakları paylaşacakları birşeyleri kalmamış etraflarındakileri iktidar yüzünden öldüren katiller. Shakespeare' ı bu yüzden de seviyorum baş rolü kötüye verilebiliyor ve onun bitişi ana dram olarak işleniyor. İyi olan her zaman kazanır felsefesinden değil, kötü olan her zaman vicdanıyla acı çekip yenilir felsefesine kayıyor. Kötüye karşı kazanılan asıl zafer vicdanlarının onları yenmesi. W. Sahkespeare' ı seviyorum.


Bu Operada en kötü şey kostümlerdi. Ben tragedyanın içinde hissetmedim kendimi, kostüm olayı bence çok önemli ama hiç olmamıştı. Hatta bazı ayrıntılar gözüme o kadar takıldı ki rahatsız bile oldum. Şöyle güzel kostümleri olan, dekorları dinamik bir opera seyretmek istiyorum. DVD'lerde diğer ülkelerin yaptığı özel yapımlar gibi bir gösteri seyretmek istiyorum. Kulağım kadar gözümde doymalı. Yapılabilir ve yapılmalı.


Yapmakla olup bitseydi bu iş,Hemen yapardım, olup biterdi.Döktüğüm kanla akıp gitse her şey,Bir vuruşta sonuna varılsa işin,Bir anda bu dünyayı olsun kazanıversen,Zaman denizinin bir kumsalı olan bu dünyayı,Öbür dünyayı gözden çıkarır insan.Ama bu işlerin daha burada görülüyor hesabı.....................................................Doğruluğun şaşmaz hesabı bize sunuyorİçine zehir döktüğümüz kupayı.(I. vii. 1-8, 11, 12)


Sebep yok onu öldürmem için,Beni mahmuzlayan tek şey, kendi yükselme hırsım.(I. vii. 28-29)

1 yorum:

bige dedi ki...

Shakespeare ve Macbeth hikayesi her zaman ve her sanat dalında hep dikkat çekmiştir ki operasıda öyleydi. Opera sı ve müzikleri etkileyiciydi özellikle başrolde Lady Macbeth Perihan Nayır Artan'ın muhteşem sesi büyüleyiciydi.
Dekor ve kostüm konusunda fazla bilgim olmamasına rağmen belkide operanın en önemli öğesinin bu kadar sadeleşmesi rahatsız ediciydi.
Hayallerimizdeki operanın büyüsünü kötü kostümlerin bozduğunu söyleyebilirim.
Mutlaka görülmesi gerekn bir opera...