










Oyun 1 Ekim'de Başlıyor!
Evet , sezon açılıyor, tiyatro programlarımıza başlayalım, hala seyretmediğim bir sürü oyun var. Hepsine gidesim var...
2007 - 2008 Tiyatro Sezonu İlk Tur Oyunları için burayı tıklayarak bilgi alabilirsinizhttp://www.devtiyatro.gov.tr/web/bolgeler/istanbul.htm
Devlet Tiyatrolarında Biletler sudan ucuz;
Normal oyunlar 6 YTL, Mzikal oyunlar 7,50 YTL, Çocuk oyunları 2YTL
"Sanattan mahrum bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir."
M. Kemal Atatürk



Bu resmi ben çektim :))
Bu pazar çok güzel bir gezi yaptım. Ulaş' ın fikrine sağlık. Uzun zamandır adaya gidip bisiklete binmek istiyordum kısmet olmadı,bisiklete binemedik Ulaş'ın öğrenmesi şart :) ama çok güzel bir yürüyüş turu yaptık. Büyükada'nın her sokağını arşınladık sanırım.Ben çok zaman oldu gitmeyeli hem bu kadar gezmemiştim.
Gitmek için Kabataş'tan(Bostancı ve Kartal'dan da seferler var) vapur veya deniz otobüsüne biniyorsunuz.(Sirkeci seferleri bir süredir iptal) Biz vapurla gittik ,deniz çarşaf gibiydi sırf bu yolculuk için bile değerdi.
Büyükada'ya vardıktan sonra hiç zaman kaybetmeden yürüyüşümüze başladık. Faytonlarlada gezmek mümkün( atlara bakmaktan pek manzara seyretmedim dersem yalan olmaz. Bazı faytoncu abilerede" atları besleyin zayıflamış" diye fırça çektim :)) Faytonlardan dolayı keskin bir koku mevcut eh o kadar kusur kadı kızında da olur. Arabaların geçtiği sokakları tercih etmeyip diğer sokaklardan yürürseniz koku da yok kalabalık ta yok huzur var. Çok sakin sessiz bir ortam, fazla temiz havadan yarı uykulu gibi dolaştım. Köşkler, çiçekler, dar sokaklar en sevdiğim gezi ortamıdır. Eski evler olsun, daracık sokakalarda onların arasında dolaşırsın ve tüm hayatından kopup kendini huzur içinde bulursun. Bulmazsanız doktora gidin kesin bir problem vardır:) Neyse biz uzun bir yürüyüşten sonra bir çay bahçesinde soluklandık , ormanlık içinde mis gibi kahvemi içtim. Hala benden mutlusu yok , Ulaş sürekli hayır duamı alıyor bu arada, beni oraya getirdiği için. Sonunda büyük yolu bitirdik faytonların çıkamasının yasak olduğu Yüce Tepe'ye Aya Yorgi kilisesi'ne doğru çıkmaya başladık. Bir parantez açıyıyorum 23 Nisan ve 24 Eylül'de buraya gelmenizi pek tavsiye etmiyorum. Çünkü çok kalabalık oluyormuş, özel sayılan bu günlerde tepeye tırmanılıp dileklerde bulunuluyormuş. Bir de kiliseye çıkan yola makara iplikleriyle çıkıp , dallara çaput bağlanmaktaymış. Ki kalıntılarını gördüm. Tabelalarda bunun hiçbir dinde yeri olmadığı yazılsa da hala bu işler yapılıyor malesef. Diğer günler tercih ederseniz bizim gibi rahat rahat gezersiniz zaten normalde de ziyaretçisi bol bir yer. Yüze Tepe'ye çıkınca manzara süper her yer görünüyor. Orada yemek yemekte çok güzeldi ama kalabalık bir kuyruk beklemek zorunda kalıyorsunuz , ama değer:)
Ulaş'ın fotosu
Gezinin dönüş yolunda yine faytonların olmadığı bir kestirmeden inerken Yunus Abi'ye rastladık "dondurmam kaymaaak" dedi bizi uyandırdı. Tam acaba güzelmidir diye konuşurken bir adalının evden sipariş verdiğini görünce adalılar yiyorsa kesin iyidir deyip aldık. Aman iyiki almışız, gidip te yemedim desem olmazdı. Yunus Abi'nin iki çeşit dondurması var kendisi filmdeki dondurmacı gibi halis mulis meyve suyundan yapıyor dondurmasını. Şeftali, kavun ve Vişne ,limon olarak iki çeşit var biz vişne ,limon yedik(ki ben vişneli dondurma sevmem normalde) gayet başarılı bir tat. Abimiz donrumayı kaşıkla bir sanat eseri yaparak koyuyor. Küllahın içinde bir gül yaptı bize, yemeye kıyamazsın ki bir tadınca bırakamıyorsun. kendisi de çok şeker biri, adaya gidip onu bulmak isterseniz maden yolunda onu bulabilirsiniz.
Bu gezi süper oldu üzerine dondurması da kaymak oldu.:)

Yunus Abi seni ünlü yapıcam
Ulaş Yurtsever- Gözyaşında ne gizli fotosu
Kemal Kaba - Akrobat fotosu



